MARMARAY PROJESİ HAKINDA GENEL BİLGİLER

PROJENİN TARİHÇESİ


İstanbul Boğazını deniz altından geçme düşüncesi ilk olarak 1860 yılında
Sultan Abdülmecid zamanında ortaya atılmıştır ve deniz içinde ayaklar üzerine
oturtulan bir tüp geçiş ön projesi tasarlanmıştır. İleriki yıllarda da benzer fikirler
ortaya atılmış ve 1902 yılında Sultan II. Abdülhamid döneminde ilk projeye benzer
başka bir proje geliştirilmiştir.Tünel-i Bahri olarak adlandırılan bu tünel projesinde,
deniz dibine oturtulmuş 16 ayak üzerinde bir platform oluşturularak, bunun üzerine
büyük boyutlu su boruları yerleştirilmek sureti ile bir tünel inşası
planlanmıştır.Ancak zamanın şartları projenin gerçekleşmesine imkan vermemiştir.



PROJENİN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR

İstanbul Boğazı’nın bir demiryolu tüneli ile geçilmesine ilişkin gerçekleştirilen
ilk bilimsel çalışma 1985-1987 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı tarafından
uluslararası bir konsorsiyuma (IRTC-Istanbul Rail Tunnel Consultants) yaptırılan
“İstanbul Demiryolu Tüneli ve Metro Sistemi Fizibilite Etüdü ve Avan Projesi”dir.
Proje kapsamında; kentsel arazi kullanım özellikleri, sosyo-ekonomik yapı,
ulaşım özellikleri, hava kirliliği, gürültü, su kaynakları, eko sistemler, tarihi ve ekolojik
kaynaklar, görsel ve estetik kalite gibi etkenler değerlendirilerek İstanbul’un mevcut
ve gelecekteki kentsel yapı ve ulaşım özellikleri bir ulaşım-bilgisayar modeli ile tespit edilmiş, Kent ölçeğinde farklı ulaşım sistemlerinin kombinasyonlarından oluşan çok
sayıda alternatif geliştirilmiş, yapılan ilk değerlendirme sonucu bunların sayısı 9’a
indirilmiş ve bu 9 ulaşım ağı alternatifi; 2005 hedef yılı için belirlenen ulaşım talepleri,
mali-ekonomik ölçütler, çevresel etkiler gibi pek çok açıdan değerlendirilerek, bir
alternatifin seçilmesine yardımcı olmak amacıyla bir karşılaştırma matriksi
hazırlanmıştır.
Yapılan çok yönlü alternatif değerlendirme çalışması sonucunda Topkapı-
Levent Metrosu ve Boğaz Demiryolu Geçişi projelerini içeren alternatif kentin ve
ülkenin ulaşım sistemlerine sağladıkları teknik, ekonomik ve toplumsal yararlar
sebebiyle öncelik kazanmıştır.
Ulaşım ve fizibilite etüdünün yöntem ve sonuçları “İstanbul Demiryolu Tüneli
ve Metro Sistemi Fizibilite Etüdü ve Avan Projesi- Kentsel Ulaşım Etüdü,
Alternatiflerin Değerlendirilmesi: Nihai Rapor”unda teknik ayrıntıları ile açıklanmıştır.
İstanbul’da mevcut banliyö işletmesi ve hatlarının iyileştirilerek Boğaz
demiryolu tüneli ile bütünleştirilmesi projesi gündeme geldiğinde Ulaştırma Bakanlığı
Yüksel Proje Uluslararası A.Ş.- Louis Berger Int. Inc -De Consult konsorsiyumuna
1996 yılında yeni bir ulaşım ve fizibilite etüdü hazırlatmıştır.
“Gebze- Haydarpaşa, Sirkeci- Halkalı Banliyö Hatları İyileştirme Çalışması”
kapsamında; 1995 yılında onaylanan 1/50 000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Alt
Bölge Nazım Planı'nda 2010 yılı için öngörülen arazi kullanım kararları ve plan
öngörüleri temel alınarak oluşturulan bir ulaşım bilgisayar modeli kullanılarak
yolculuk taleplerinin belirlendiği Ulaşım Etüdü hazırlanmış ve projenin mali ve
ekonomik değerlendirmelerini içeren Fizibilite çalışması gerçekleştirilmiştir.
Ulaşım ve fizibilite etüdünün yöntem ve sonuçları İstanbul Banliyö İyileştirme
ve Boğaz Tüp Geçişi Projesi Fizibilite Etüdü Raporu’nda teknik ayrıntıları ile
açıklanmıştır.
1997 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İTÜ’ye hazırlatılan
Ulaşım Ana Planı’nda Banliyö İyileştirme ve Boğaz Tüp Geçişi Projesi birinci
öncelikli raylı sistem yatırımları arasında öngörülmüştür.
Yapılan çalışmalar doğrultusunda; 2001 yılında Mühendislik ve Müşavirlik
Hizmetleri Sözleşmesi imzalanarak Projeye başlanılmış olup 2004 yılında ise BC1
“Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı; Tüneller ve İstasyonlar” işi ihale edilip
imalatlara başlanmıştır.



ZEMİN ARAŞTIRMALARI

Tünel güzergahında ilk sondajlar 1985-1987 yılları arasında yapılmış, daha
sonra ihale öncesi 2002-2003 müşavir tarafından ve ihale sonrası 2004 yılında
Yüklenici tarafından yaptırılarak güzergahın zemin durumu belirlenmiştir. Bu duruma
göre tünel güzergahının sıvılaşma riski belirlenen 460 metre uzunluğundaki
bölgesinde zemin iyileştirmesi yapılmıştır.

İSTANBUL VE ULAŞIM
• Bir dünya kenti olan İstanbul İli, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan 2007
yılı Nüfus Sayımına göre 12.573.836 kişilik nüfusuyla Türkiye’nin en büyük
yerleşim, sanayi, kültür, ticaret ve eğitim merkezidir.
• Ülkemizin ekonomik üretiminin beşte biri bu ilimizde gerçekleştirilmektedir.
• İki kıtaya yayılan İstanbul’da, toplam ulaşım içinde kara taşımacılığı yüzde 90 ile
aslan payına sahiptir. Demiryolu taşımacılığının payı yüzde 7 ve deniz
taşımacılığının payı ise yüzde 3 civarındadır.
• İstanbul nüfus yoğunluğuna da bağlı olarak, Türkiye'de araç sayısının en yüksek
olduğu ildir. Karayolları Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre 2007 yılı itibariyle kayıtlı araç sayısı 2.538.742 olup, Boğaz Köprülerinden günde toplam 403.712
araç geçiş yapmaktadır.
• Kentin ana akslarında ve çalışma alanlarının yer aldığı Avrupa yakası ile konut
ağırlıklı Anadolu yakası arasındaki Boğaz geçişlerinde ulaşım, kentlilerin günlük
yaşantısında büyük zaman kayıplarına yol açmaktadır.
• Ulaşımda tüketilen zaman, akaryakıt, ortaya çıkan kazalar, olumsuz hava ve
gürültü etkileri hem kentin, hem de kentlilerin sağlığını ciddi bir şekilde tehdit
etmektedir.
• İstanbul’un iki yakasının ulaşım sorununun çözümü için inşa edilen köprüler, kent
ulaşım sistemini karayoluna ve özel ulaşıma bağımlı hale getirmiştir.
• İstanbul’un ulaşım sorunlarının çözümü için gerekli olan yüksek kapasiteli toplu
taşım çözümleri de bugüne kadar geliştirilememiştir.
• İstanbul’un kentsel yaşantısını sağlıklı olarak sürdürebilmesi, kentlilere çağdaş bir
kent yaşamı ve kentsel ulaşım olanakları sunabilmesi, kentin doğal tarihi
özelliklerinin korunabilmesi için, elektrik enerjisi kullanarak çevreyi kirletmeyen,
bireysel ulaşıma ve karayoluna bağımlılığı azaltan, yolları otopark alanına
dönüştürmeyen kalıcı çözümlerin geliştirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline
gelmiştir.

MARMARAY PROJESİ İSTANBUL’A NELER SAĞLAYACAK?
Proje ile, İstanbul’da 1984 yılından bu yana gerçekleştirilen kapsamlı bilimsel
çalışmalar sonucunda kentteki mevcut yapımı devam eden ve planlanan raylı
sistemlerle bütünleşecek bir “Boğaz Demiryolu Geçişi” nin projesi ile mevcut
Banliyö Demiryolu hatlarını İstanbul Boğazı altında bir tüp tünelle birleştiren bir
proje ortaya çıkmıştır.
Bu sayede;
• Kent ulaşımı içinde Raylı Sistemlerin payı artacaktır. Marmaray Projesine
entegre olacak diğer raylı sistemlerin de işler hale gelmesiyle İstanbul
ulaşımındaki raylı sistem payının yüzde 27.7'ye yükselmesi beklenmektedir.
• Tarihi ve kültürel çevrenin korunmasına katkı sağlanacak,
• Boğazın hiçbir kesitinde değişikliğe yol açılmayacak,
• Yolculuk süreleri kısalacak,
• Mevcut Boğaz Köprülerinin yükü hafifletilecek,
• İstanbul trafik sorununa kalıcı bir çözüm getirilerek trafik kazaları en az
seviyeye indirgenecek, yollardaki otomobil ve otobüs sayısı azaltılarak karayolu araç trafiğini rahatlatmasının yanında, özel otomobil kullanıcılarına da hızlı bir
ulaşım seçeneği sunacak,
• Trafikte daha az motorlu taşıt kullanılması nedeniyle enerji tasarrufu
sağlanarak, daha az hava kirliliği ve gürültü kirliliği olacağından İstanbul İli
yaşanılır bir kente dönüşecek,
• İş ve kültür merkezlerine kolay, rahat ve çabuk ulaşım sağlayarak kentin değişik
noktalarını birbirlerine yaklaştıracak ve kentin ekonomik yaşamına da canlılık
katacaktır.
• Tek yönde 10.000 yolcu kapasiteli mevcut banliyö hattı, diğer raylı sistemler ile
entegrasyonu sağlanmış saatte tek yönde 75.000 yolcu taşıyabilecek konforlu,
modern ve güvenli bir banliyö sistemine dönüştürülmüş olacaktır.
• Proje kapsamında, mevcut durumda iki olan hat sayısı üçe çıkarılarak, metro
sistemine dönüştürülüp, 3. hat TCDD’nin şehirlerarası ve yük trenlerine
ayrılacaktır. Projenin, Avrupa yakasında Atatürk Havaalanı ile Anadolu
yakasında Sabiha Gökçen Havaalanına bağlanması konusunda fizibilite
çalışmaları tamamlanmıştır.


MARMARAY PROJESİNİN GÜZERGÂHI


Proje kapsamında, İstanbul Boğazının her iki yakasındaki demiryolu banliyö
hatları, İstanbul Boğazı'nın altından geçecek bir demiryolu tüneli ile birbirine
bağlanacaktır. Hat, Kazlıçeşme İstasyonunu geçtikten sonra yeraltına girecek olup,
Yedikule, Yenikapı ve Sirkeci boyunca ilerleyecek, İstanbul Boğazının altından
geçerek Üsküdar'a bağlanacak ve Söğütlüçeşme'de tekrar yüzeye çıkacaktır.
Böylece, Avrupa yakasında Halkalı ile Asya yakasında Gebze arasında
kesintisiz, modern ve yüksek kapasiteli bir demiryolu banliyö sistemi kurulmuş
olacaktır.


Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.